bu blogda yazılı kayıt altında olan her konu tema başlık içerik ve unsur tamamen hayal ürünü olup yaşanmamış kurgulardan ibarettir. sevgiyle duyrulur !

10 Şubat 2009 Salı

arkadan yırtılan aşk




dün araba kullanırken radyodan 97,4'e rastgeldim. yusuf peygamberin hayatı anlatılıyordu. 97,4 prof.dr.suat yıldırım'ın türkçe kuran mealini 24 saat okuyan bir fm kanalı. neyse. sonra eve geldiğimde bu konu hakkındaki diğer yazıları araştırdım netten. Gördüm ki, bahsedilen olayın olduğu tarihten sonra gelen yüzyıllar içerisinde yaşamış olan yazar ve şairler neredeyse kadını mazlum olarak anmışlar.

kadın ?
hz. yusuf'tan "murad" almak isteyen,
hz. yusuf'u köle olarak alıp (hz yusuf'un ifadesine göre kendisi bu adamın çok iyiliğini görmüştür) evinde bulunduran,firavunun başveziri potifar'ın karısı.. ismi insanlar tarafından zeliha (veya züleyha) olarak belirtilmiş. “yusuf ile zeliha” adlı aşk efsanesinin kadın başrol oyuncusu ..

şimdi konu şudur ki, bu kadın neden onca şair ve yazar tarafından masum gibi gösterilmiş ?
yani çektiği yasak aşk'ın acısı, "helalim" dairesinin çizgisine getirilmiş ?
bi çok örneği var :

bir arap şair :

herkes, yusuf'un yırtılmış gömleğine bakıyor.
kimse, zuleyha'nın paramparça olmuş kalbine bakmıyor.

demiş. bizim edebiyattan ise nazan bekiroğlu'nun bir kitabı
ve elif şafak'ın konuyla ilgili bir makalesi var.

sonra düşündüm ki, kadını anlamadığımdan mı acaba ? hani o da kendisini anlayamayan hemcinslerini eve davet ediyor da sonra misafir kadınların önlerine bir meyve tabağı ve soymaları için birer bıçak verip sonra "yusuf onlara görün" diyor da tüm kadınlar yusuf'u izlerken acısını hissetmeden parmaklarını kesiyor ya ?

(sure-i yusuf)
30-Şehirde birtakım kadınlar: "Duydunuz mu?" dediler: "Vezirin hanımı uşağına gönlünü kaptırmış, ondan kâm almak istemiş! Sevda ateşi bağrını yakmış. Kadın besbelli çıldırmış!"
31- Hanım o kadınların kendisi aleyhindeki bu dedikodularını işitince onları konağına dâvet etmek üzere dâvetçi gönderdi.Onlar için mükellef bir sofra hazırlattı. Sofrada, ikram edilen meyveleri soysunlar diye, her misafir için bir de bıçak koydurmuştu. Onlar meyvelerini soyup kesmekle meşgul oldukları sırada, beriden de Yusuf'a: "Çık şimdi onların karşısına!" dedi. Kadınlar onu görünce hayran kaldılar, onun güzelliğine dalıp gittiklerinden, farkında olmadan kendi ellerini kestiler ve: "Hâşâ! Allah için bu, bir insan olamaz! Bu sadece yüce bir melek! Başka bir şey olamaz!" dediler.
32- Vezirin hanımı: "İşte, beni kınamanıza sebep olan genç! Yemin ederim ki ben ondan kâm almak istedim, ama o iffetli davrandı.Yine yemin ederim ki kendisine emredeceğim işi yapmaması halinde o mutlaka zindana atılacak, zelil ve perişan olacaktır!"


sonra ertesi gün (yani bugün) yine nette konuyla ilgili yazıları okumaya başladım.
kadirşinas edebiyat üstadlarının gördüğü benim göremediğim neydi ne değildi derken bunaldım ve kendimi tutamayıp x'e basıp tüm sayfaları kapadım. elime aldığım gazeteyi hızlı hızlı çevirirken iskender pala'nın "yusuf ile zeliha" makalesini görünce gülümsedim. sanki biri bana “tamam mı devam mı” diye sormuş da ben “tamam” dediğim halde “devam” ediyormuşuz hissine kapıldım.biraz paranoyam olsa bunu kutsal işaret olarak algılardım :D hani bazen içinizden söylediğiniz bir şarkıyı radyoyu açtığınız anda da duyarsınız ya .. onun gibi ..

bir çok yazar kişi, yusuf'un güzelliğinin olağanüstü olmasından dolayı vezirin karısının böyle bir hataya düşmesinin normal olacağını ve hatta bu normallik yeteri kadar algılanırsa bunun aslında hata bile olamayacağı mantığının etrafında at koşturmuş.

yaa şimdi içimden biri kalkıp da bana diyor ki, sen vezirin karısı olsaydın aynı şeyi sen de yapacaktın ! sonra ben de içimden kalkıp bana seslenen kişiye dönüp, parmaklarımı dudağıma götürerek şişshh yapıyorum. o da susuyor beni dinliyor. sonra ben diyorum ki,

bu çetin imtihan sürecinde yaşanan olaylara bakarak, kadını kınamıyorum ki zaten !!
güzelliğin yarısı yusuf'a kalan diğer yarısı da tüm insanlara verilmiş de olabilir. Ben kadını masum gösteren tüm yazar ve şairleri kınıyorum. utanmadan kadının hatasına ve ayıbına "aşk" diyeneleri de ! Kendi çapıma ağırlığıma boyuma posuma bakmadan ayıplıyorum hatta. Çünkü sinirleniyorum galiba..

ey arap şair, (kendisi kadın bence) şiirinin devamını bilmiyorum ne dedin ne ettin ama eğer böyle devam ettiysen sana şu acizane comment’imi gönderiyorum.

herkes, yusuf'un yırtılmış gömleğine bakıyor.
kimse, zuleyha'nın paramparça olmuş kalbine bakmıyor

ve kimse, vezirin yıkılan sadakatine,
yusuf’un efendisine karşı kırılan onuruna
yıllarca yaşayacağı zindanın karasına
bakmasın da kadının zehirli ateşten aşkına bakıp
onu bir masum bir aşkzede olarak görsün öyle mi ?


ve son olarak

Yusuf Suresi

28- Gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce (kocası, eşine:)
29- "Anlaşıldı!" dedi. "Bu, siz kadınların oyunlarınızdan biri! Gerçekten sizin fendiniz pek müthiştir! …

6 yorum varmış:

¨˜SananaAkİ BaNAneSaN(•̪●) ¨˜® dedi ki...

bu konuya comment edebilmem için Züleyha olmam gerek dışarıdan bakan birinin gözüyle birşeyler yazmak istesem mesneviden girip nerelerden çıkabilirim bilmiyorum ama tüm bunlar tatmin edici olmayacaktır .Bildiğim bir şey varsa hz Yusuf'un zindana bir sebeple mutlaka düşmek zorunda olması ve Züleyha baştan gerçekten hata yapmış da olsa sonradan ettiği tövbeyle kendisine bahşedilen eski güzelliği de bonus olarak verilerek muradına da ermiş olduğudur.Hikmetinden sual olunmaz :D

e fe dedi ki...

japonya'dan sevgilerle :)

http://www.dailymotion.com/search/baris%2Bmanco/video/x65uck_baryy-manco-japonya-konseri-1995_music

¨˜SananaAkİ BaNAneSaN(•̪●) ¨˜® dedi ki...

hahahah bir kaç açık hava konserini izlemiştim ama böylesini görmedim :D Nasıl coşturmuş milleti üst düzey kodamalanları bile aahh ahh Tek başına bi açılım yaptı orda Barış abimiz devam ettirilseydi şuan her yönden Japonlarla can ciğer kuzu sarması olabilirdik :((( Bu ulvi görevi ben devralıyım bari :Pp

e fe dedi ki...

tomato nima natsu natsu :)

ALLEMDURİK dedi ki...

Belki kızdıracak ama:
Ah Yusuf,sevmekmiş suçuma bak!
Bir gün gelirde eğer bulamazsan kendini,
Başka yerde arama, gel benim içime bak...



Yüzümdeki her çizgi senden bir iz taşıyor
Beni koyduğun hali kaldır bir peçemi bak
Döndüğün günden beri varlığıma arkanı
En şedit yerme bile gitmiyor gücüme bak
Virane gönül tahtım, can sarayım tarumar
Saçımdaki aklardan başımda tacıma bak
Leyl iniyor ömrüme görmeyince çehreni;
Güneşim, sen yoksun ya karardı bahtıma bak
Sen zindana yar iken, ben neredeyim sanırsın
Can vereni görürsen gözünde acıma bak



BİR GÜN GELİR DE EĞER BULAMAZSAN KENDİNİ
BAŞKA YERDE ARAMA GEL BENİM İÇİME BAK
AHH YUSUF,SEVMEKMİŞ SUÇUMA BAK!!!!!
ALLEMDURİK2008

çoBAnKIzı dedi ki...

e fe;
sayfamda ödülün var, kabul edersen ;)

http://cobankizi.blogspot.com/2009/02/odul.html